İçeriğe geç

Propaganda ve Psikolojik Harekat

Not: Öncelikle, yazının başında belirtmek istiyorum ki bu çok derin ve uzmanlık gerektiren bir konu. Ben bu yazımda elimden geldiğince/bildiğim kadarıyla konuyu size anlatmaya çalışacağım.

Türkiye olarak gerek sosyo-politik durumumuz gerekse jeopolitik konumumuz nedeniyle, çetin bir bölgede yer almaktayız. Farklı kaynaklar kendi emelleri doğrultusunda üzerimizde olağanüstü derecede psikolojik baskılar yapmaktalar. Bu nedenle ilgili olaylar karşısında olabildiğince konjonktürel düşünmeliyiz.

Ülkeler, amaçları doğrultusunda kendilerine stratejik, operatif ve taktik olmak üzere amaçlar edinir. Bu amaçları büyüklüğüne göre sıralamak gerekir ise “Stratejik > Operatif > Taktik” şeklinde sıralanabilir.

Stratejik:
Ülkenin uzun vadede (40-50 yıl) yapmak istediği planlara verilen isimdir. Örnek vermek gerekir ise Suriye bölgesinin Türkiye çıkarlarına göre değiştirilmesi (Bölge halkının Türkiye’yi sevmesi, terör örgütlerine direnç göstermesi vb.)

Operatif:
Stratejik amacı gerçekleştirmek için yapılması gereken daha küçük hedeflerdir. Üstteki örneğimiz için ilgili bölgenin terör örgütlerinden temizlenmesini örnek verebiliriz.

Taktik:
Operatif amacın başarılı olması için yapılan ufak ve çok olan hedeflerdir. Yine üstteki örneğimiz için ilgili bölgeye özel kuvvetlerin sahalara sızıp işaretleme yapması ve bu alanların İ.H.A. lar ile vurulması verilebilir.

Ülkeler her zaman konveksiyonel güçler ile amaçlarına ulaşamaz veya kalıcı olamaz. Bu nedenle ülkeler konveksiyonel güçlerinin yanında psikolojik harpte düzenlemelidir. Örneğin bir bölgede terör örgütünü yok ettikten sonra bölgede terörün tekrar oluşmaması için terörü besleyen unsurlarında (yaşam şartları, eğitim/sağlık hakları vb.) düzeltilmesi gerekir. Aksi takdirde kısır bir döngü gibi bölgede terör eylemleri hiç bitmeyecektir.

Psikolojik Harp Nedir?
Bir topluluğun bir topluluk/kişi üzerinde menfaatlerini gerçekleştirmek üzere iletişim araçları ile uyguladığı faaliyetlere denmektedir. Amaç, fiziksel güç kullanmadan hedef zümrenin düşüncesini değiştirmek, psikolojik olarak yormak ve hedeflerine ulaşma isteğini azaltmak veya yok etmektir. Psikolojik harp gerçekleştirilmeden önce psikolojik harp istihbaratı gerçekleştirilir. Bu aşamada hedef unsurun zafiyetleri tespit edilir. Unsuru en çok etkileyen konular (din, para, milliyetçilik vs) belirlenir. Bu değerler üzerinden nasıl bir yol izleneceğine karar verilir. Bu aşamada ne kadar iyi bilgi toplanır ise psikolojik harbin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi o kadar olası olur. Psikolojik savaş, konveksiyonel savaşta olduğu gibi kısa vadede sonuç alınalabilecek bir alan değildir. Sonuç alınabilmesi için yıllar hatta asırlar gerekecektir. Fakat uzun sürdüğü gibi etkisinin yok edilmesi de bir o kadar uzun sürecektir. Psikolojik harp istihbaratında tespit edilen hedefler kendi lehine çevrilmeye/değiştirilmeye başlanır. Bunun için uygulanan en güzel yöntemde propagandadır.

Propaganda Nedir?

“Propagandada beyinlere her gün 1 cm çivi çakacaksın, 40 günde 40 cm girecek, girdiğini kimse hissetmeyecek, böylece yalan gerçek olacak” – Goebbels

Propaganda, tahmin ettiğiniz gibi bir amaç uğruna kamuoyundan destek toplamak/ kamuoyu düşüncesini değiştirmek/düşüncesini oluşturmak amacı ile yapılan faaliyetlere denmektedir. Bu faaliyetlerde etkilenmesini istediğiniz kitleye göre iletişim araçları değişmektedir. Propaganda için broşür, poster, TV, radyo, reklam panoları ve şarkılar gibi toplum tarafından görünecek/duyulacak araçlar kullanılmaktadır. Burada belirtmek istediğim önemli bir nokta var. Genelde propaganda için sadece “bir yalanın insanlara yutturulması” şeklinde düşünülmekte. Bu amaçla kullanılmasına karşın doğru haberlerin yayılması için yapılan çalışmalara da propaganda denildiği unutulmamalıdır. Aynı şekilde doğrular arasından kendi çıkarları için en uygun olan doğruyu seçip onu ön plana çıkartarakta propaganda yapılabilir.

Propaganda Türleri Nelerdir?
Propaganda da kendi içinde sınıflara ayrılmaktadır. Bu sınıflar beyaz, gri  ve kara olmak üzere 3 e ayrılmaktadır.

Beyaz Propaganda:
Propaganda kaynağının bilindiği, kaynağın bilerek kendisini gösterdiği propaganda türüdür. Örnek olarak seçim zamanı siyasi partilerin yaptığı propagandalar örnek gösterebilir.

Gri Propaganda:
Kaynağı ve doğruluğu net olarak kanıtlanamayan fakat çürütülemeyen de propaganda türüdür.

Kara Propaganda:
Kaynağı ve doğruluğu bilinmeyen propaganda türüdür. Genelde terör örgütleri kullanmaktadır.

Propagandaya maaruz kalan kişilere karşı fiziksel bir güç kullanılmamalı, baskı ile kontrol altına alınmamalıdır. Baskı ile kişilerin kontrol altına alınması yapılan propagandayı daha etkili kılacaktır. Propagandaya karşı yapılabilecek en etkili yöntem karşı propanda yapmaktır.

Çanakkale savaşında Propaganda ve Psikolojik Savaş

Blog yazısının resmi olarak da kullandığım broşür, Çanakkale savaşında uçak ile İngilizler tarafından toplanan askerlerin üstlerine bırakılmıştır. Yapılan bu propaganda faaliyeti ile düşman unsurların savaşma isteklerini azaltmak hedeflenmektedir. Çanakkale savaşı bittikten sonra Mustafa Kemal Atatürk aşağıdaki sözleri söylemiştir.

“Bu Memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” – Mustafa Kemal Atatürk

Bu sözleri ile Mustafa Kemal Atatürk, bir daha ki olası bir Türkiye saldırısında savaşması için oğlunu gönderen anne/babaların tekrar düşünmesini sağlamaktır. Cümledeki “uzak diyarlardan” kelimesi de bunu hedeflemektedir. Bu söz karşı tarafta “bizim taa oralarda ne işimiz var?” sorusunu akıllara getirecektir.

Algı yönetimi ve propaganda o kadar önemlidir ki Atatürk’ünde ilk yaptığı işlerden biri Anadolu ajansını kurmaktır. Bu sayede kurtuluş savaşı sürecinde halkın, dış ülkelerin propagandalarından ve algı oyunlarından en az şekilde etkilenmesini amaçlamıştır.

P.K.K. (Kürdistan İşçi Partisi) ile Mücadelede Örneği

Örneğin P.K.K. terör örgütünü destekleyen forum sitelerinde P.K.K. yandaşı bir profil oluşturularak, (aylar/yıllarca beslenmiş bir profil ile) psikolojik olarak destek kitlesinin inancını azaltmak adına T.S.K. nın son müdahalelerinden sonra ümidin azaldığını, tanıdığı bir çok P.K.K. lı örgüt üyesinin davayı (!) bıraktığı yönünde paylaşımlar yapılabilir. Bu ve benzeri girişimler terör örgütü mensuplarının silahı bırakıp teslim olmasına neden olmasa bile örgüte ileride girmek isteyecek kişilerin bu amaca olan inancını azaltacaktır. Böylelikle terör örgütüne 10 kişi katılacakken bu rakam 6 ya düşecektir.

Haberlerde, gazilerin; “bir an önce iyileşip, silah arkadaşlarımın yanına dönmek istiyorum!” dediğinin haber yapılması da Türkiye’nin terör ile mücadelede kararlı olduğunu vurgulamak için yapılmaktadır.

“TSK, El-Bab’dan Çekiliyor!” Propagandası

Haberde de bahsedildiği üzere sosyal medyadaki terör yandaşlarının yurt içindeki uyuyan hücreleri harekete geçirmek, Türkiye’den TSK ya karşı savaşmak için nüfus toplamak, T.S.K.’yı güçsüz göstermek vb. amaçlar için yapılmış bir kara propaganda örneğidir.

D.A.E.Ş.’in “T.S.K. Suriye’de Sivilleri Öldürüyor!” Propagandası

Savaş alanında kaybetmeye başlayan D.A.E.Ş., T.S.K.’nın Suriye’de müslüman sivilleri vurduğu algısını yaratmak için 3 Ocakta bir video yayınladı. Vurdukları alanlarda D.A.E.Ş. olmadığını, sadece sivillerin olduğu algısını yaratmak istiyordu.

Bu propaganda ile neyi amaçlıyor?:

  • Ülke içindeki uyuyan hücreleri (D.A.E.Ş.’in bir önceki videosunda da “Daha ne duruyorsunuz? Daha neyi bekliyorsunuz?” denmişti.) harekete geçirmek.
  • Uluslararası arenada T.S.K.’yı zor duruma düşürmek,
  • Yapılan mücadelenin haklılık payını azaltmak
  • Yapılan operasyonları geciktirmek.

Türkiye buna karşı ne yaptı?:

Anadolu Ajansı, TSK nın DAEŞ ten temizlediği Cerablus’dan bir video yayınladı. Videonun ana teması “TSK altında Suriye halkı güvende”. Videoda güvende olan, eğitim gören, sağlık hizmeti alan bir halkın olduğu gösterilmekte. Aynı şekilde İyilikder’in “İyilik Okulları” kapsamında Suriye’de 30 okulda eğitim verilmesine destek olduğu görülmekte. Bu yardımlar insani olmanın dışında tabi ki ulusal güvenliğin dolaylı bir aşaması. Oradaki küçük bireyler “Türkiye dost ülke, bize yardım etti.” algısıyla büyüyecek. (Türkçe – Arapça tabela) İleride tekrar bir terör örgütü oluşmasını/güçlenmesini zorlaştıracaktır. Yine dağıtılan çantalarda Türk bayrağı olması, “Türk dosttur” algısının her gün yenilenmesi için. Okula giden çocuk her gün o çantayla gidecek. O çantaya kitap defteri koyan anne “Türkiye sayesinde çocuğum güven içinde okuyabiliyor” algısını benimseyecek.

İyide anne bunu düşünse ne olur? Düşünmese ne olur? diyebilirsiniz. Y.P.G., yarın bir gün oraya savaşmak için adam toplamaya geldiğinde, 18 yaşına kadar o çanta ile okula gitmiş çocuk/anne bu kişilere direnç gösterecektir. Aynı şuan Halep’te olduğu gibi. Belki önümüzdeki 2-3 sene içerisinde bu basit okul çantalarının bir faydası olmayabilir. Ama ileride faydasının olmaması mümkün değil.

Azez de Türkiyenin eğitmiş olduğu Suriyeli polisler

Tarih:Uncategorized